Get live statistics and analysis of Nihat Genç's profile on X / Twitter

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır... Radikal Cumhuriyetçi! Cumhuriyetçi Vatanseverler parti üyesi!

7 following971k followers

The Activist

Nihat Genç is a fiery voice in the realm of online discourse, passionately confronting social injustices while remaining steadfast in his ideological beliefs. Known as a radical republican and a staunch patriot, he’s not afraid to call out hypocrisy with unfiltered candor. With a striking presence that rallies followers around poignant issues, he embodies the spirit of advocacy in the digital age.

Impressions
0
$0
Likes
0
0%
Retweets
0
0%
Replies
0
0%
Bookmarks
0
0%

Nihat, you tweet so much that if Twitter ever went bankrupt, you could single-handedly fund it with your word count! I mean, who needs sleep when you've got the internet’s hottest takes to dish out 24/7?

One of Nihat's biggest wins is generating over 4 million views on a single tweet, effectively raising awareness on critical societal issues and showing his capacity to engage a vast audience online.

Nihat aims to inspire change and promote justice within society by challenging prevailing narratives and advocating for accountability among the powerful.

He holds strong beliefs in freedom of expression, independence from political influence, and the necessity of public solidarity during crises. Nihat believes in standing up against oppression and the importance of integrity in journalism.

Nihat's strengths lie in his vigorous articulation of complex social issues, unwavering commitment to his causes, and his ability to resonate with a like-minded audience through bold statements and illuminative critiques.

His fierce criticism can sometimes alienate potential supporters who might hesitate to engage with his polarizing rhetoric or radicalized stance.

To grow his audience on X, Nihat could benefit from diversifying his content by incorporating more engaging visuals or infographics that succinctly capture his viewpoints, alongside his powerful text. This could help in reaching a broader audience while maintaining the impact of his messages.

A fun fact about Nihat is that he has tweeted over 21,839 times, showcasing his dedication to engaging with his audience and addressing pertinent societal issues regularly!

Top tweets of Nihat Genç

Nevşin Mengü, gazeteciymiş, lağım faresi! Kalkmış Veryansın TV'ye İmamoğlu'na operasyon çekiyor, diyor! Operasyon fonlanmaktır siyasi destek almaktır, lağımının boku nereden geliyor, kendine bak! Operasyon, Irak Savaşı'nda Amerika'yı ve Suriye Savaşı'nda Davutoğlu'nu desteklemektir! Operasyon, Fetö'ye ses çıkartmamak ve Fetö'nün iftiralarını savunmaktır ve CIA ajanlarıyla düşüp kalkmaktır! Operasyon, CHP içine PKK ve Fetöcü ve nurcuların sokulup Atatürkçülerin kovulmasına sessiz kalmaktır, işte İzmir'in CHP'si PKK'lı vekilleri ve yönetimiyle bok kokuyor! Operasyon, fonlandığın beslendiğin siyasilere soru sormayıp önlerine kim dayatılıyorsa .ötlerini yalamaktır! Yediğimiz içtiğimiz oturup kalktığımız telefonda görüştüğümüz her şey ortada, hayatımız ortada, yazdıklarımız çizdiklerimiz ortada, bu topraklarda iktidar yanlılarının ve ona benzeyenler tarafından en çok dava açılma rekorunu taşıyorum,  bizler tertemiz eyvallahsız ve bağımsız yaşamaya karar vermiş Cumhuriyetçileriz! Seni kim gazeteci yaptı, damacana sapığından hallice abaza ergenlerin tıklarıyla gazeteci olunmuyor, banyodan yeni çıkmış ıslak saçlarla da başka bir şey olunuyor! Onur ve haysiyet taşımayan insanlar, o küçücük tertipçi tezgahçı akıllarıyla bizi kirletmek damgalamak istiyor! Onur ve haysiyeti ve bağımsızlığı niçin dert edinsin fonla parayla alınıp satılan düdükten borazandan sökülüp takılmış imal edilmiş bu gazeteci türleri! Onlar için onursuzluk şarap lekesi gibi bir şey, ekrana çıkar bir gülümser, bir kıkırdar, bir sırıtır, yok ya, olur mu öyle şey, diye gibi bir kaç cümle geveler ve temizlenir sanıyor, borazanın düdüğün delikleri!

519k

Şu afişe bakın, bilet fiyatı 1000-1500 lira ve konu Cumhuriyet ve konuşmacıya bakın Celal Şengör! Cumhuriyet kurumları ve fikriyle Celal Şengör'ün ne işi var? Bir Cumhuriyet düşmanına Cumhuriyet anlattırılıyor, hay maşallah! Celal Şengör'ün kendi uzmanlık alanı 'yer bilimleri-deprem' dışındaki yazıp konuştukları bilimin değil şarlatanlığın konusu! Sosyoloji ve siyaset bilmez ve bilim adamları ve filozofik  bilgileri ansiklopediktir yani Cumhuriyet fikri konusunda bir cahil varsa en meşhuru Celal Şengör'dür! Her şeyi bilirim ayaklarında ergenlere pazarlanan bu adam evet sadece patavatsız değil kör cahildir! Bir konuşmasında  Russo'yı (Jean Jeacques Rousseau) tanımadığını ve anlamadığını kendi söylemiştir! Bir konuşmasında da Russo'ya aklınca hakaret etmiştir, dangalıklığın bu kadarına, pes doğrusu! Bu, ampulu Edison değil AKP icad etti, demeye geliyor, çünkü Russo Cumhuriyet''in teorisini yazan ve siyaset bilimine damga vuran bir isim, işte 'Toplum Sözleşmesi' kavramı Russo'ya aittir ve.. Fransız ihtilalinin en büyük ve ilk ismi Robespierre'in fikir babasıdır! Russo'yı bilmeden anlamadan ekranlarda hava atıp çoluk-çocuk kandırıyor! İşte 'doğal insan' kavramı, Russo'nundur, şöyle der Russo, uygarlığı çıkardığınızda geriye kalan ilkel insan-doğal insandır! Doğal haldeki insana sadece duyguları yol gösterir, aklı hiç değil! Ve Russo, düşünen insan yoldan çıkmış bir hayvandır, der! Ve aklı kullanmak insanı bozar, der! Hatta 'sanatın' insanı geliştirmediği aslında bozduğunu söyler! Russo'nun bu devrimci sözleri Celal Şengör'ün hiç anlayamadığı şeyler! Russo neden akıl ve düşünceye savaş açıyor, neden hayati ve biyolojik ihtiyaçlarını karşılayan ilkel insanı en üstün insan olarak tanımlıyor? Çünkü ilkel insan kendine yeter, açgözlü değildir ve ilk insan özgürdür, der! İlkel insan siyaset teorisine de çıkış noktası olur! Ve bugünkü insanı 'toplum' bozmuştur, der! Çünkü bugünkü insan özgür değil zincire vurulmuştur! Ve bugünkü insanın efendi-sahip diye tapındıkları da birilerinin kölesidir! Kardeşlerim Russo ve Marks ve Freud, dikkat edin üçü de sağlıklı insanı 'ilkel toplum ve insanda' bulmuştur! Marks, ilkel toplumda sömürü ve iktidar ilişkileri olmadığı için eşitçe bölüştüğünü ve Freud da uygarlığı nevroz olarak damgalar ve sağlıklı insanın ilkel toplumda yaşadığını iddia eder! Özgür insan, doğal insan, sağlıklı insan kavramları, dikkat edin çağımıza yön veren üç büyük düşünürün temel dayanağı ve çıkış noktasıdır! Çünkü en ideal toplum ve özgür insana ulaşabilmek için kurulu düzene ve oturmuş gelenekler ve alışkanlıklar ve düşünce ve akla karşı çıkmışlar! Mesela Russo'nun çağımıza damgasını vuran Toplum Sözleşmesi şudur! Sömürü ve baskının olmadığı bir toplum ve iktidar ilişkisi için önce hepimiz özgürlüklerimizden vaz geçmeliyiz! Bu fikrin de babası Hobbes'dur ve devlet denen canavar Leviathan'a boyun eğmeliyiz, der! İşte Russo 'devlete' 'iktidara' tapmayalım başka bir ortaklık kuralım, diyerek Toplum Sözleşmesi'ni yazar! Şöyle, herkesin eşit olacağı ortak kararlarla alınan bir ortak anayasa ve meclis! Bu meclis de 'halk meclisidir!' İşte Fransız ihtilalini tetikleyen bu fikirdir ve krallar asılır ve kesilir ve halkın yazdığı anayasa ve ortak kararlar aldığı meclis kurulur! Russo'ya karşı çıkmak ya da anlamamak işte bir Cumhuriyet için anayasa ve meclis ve halkın ortak kararları-iradesi-temsili ne anlama geliyor hiç bilmemek demektir! Kardeşlerim bu temel tezleri-teoriyi bilmeden konuşmak alfabe bilmeden yazar olmak, demektir! Bu fikirler bir çağ değiştirmiştir ve bizler bugün bu fikirlerin inşa ettiği kurumlar içinde yaşıyoruz, oy, sandık, milli irade, meclis, anayasa, vb.! Kardeşlerim, dikkat edin, burada kendini imtiyazlı ve üstün gören asilzadeler ve krallar ve keyfi diktatörlükler yok, halk vardır! Ve asıl önemlisi, bilim ve felsefe ve bilimadamı ne işe yarar sorusu da anlam değiştirmiştir! Mesela bilimadamının görevi, insana, gücünün farkında olmayı öğretmektir, çağımız için, işte bütün mesele bu, yani 'herkes için' 'toplum yararı' esastır! Bilimadamının görevi burjuvayı, imtiyazlıyı, asilzadeyi, kralı, soyluları korumak ve kollamak ve onların çıkarları için çalışmak hiç değildir! Russo'dan sonra gelen diyelim Niçe bu yüzden bütün afarozlarını ve hayatını 'köle ahlakını' yıkmaya adamıştır! Nedir 'köle ahlakı'? Hristiyan geleneği ve kurumları! Hem monarşistleri hem burjuvayı hem holdingleri hem keyfi yönetimleri hem de kendinden menkul asilzadeleri destekleyeceksin ve hem de Cumhuriyet anlatacaksın, bu mümkün değil, eşyanın tabiatına aykırıdır! Cumhuriyet'i şarlatanlardan dinleyecek kadar enayi hiç değiliz! Çünkü 'halk' ve 'halkın meclisi' demeden ve iktidarı, halkın meclislerine vermeden Cumhuriyet'i anlayamazsın ve anlatamazsın! Nasıl ki hristiyanlık yaşadığımız dünyayı kötülemek ve mutsuzlaştırmak için bu dünyayı red edip rakip bir dünya 'öteki dünyayı' kurmuş ise bunlar da kendilerine Cumhuriyet'i yeniden kralların monarşistlerin ve asilzadelerin cenneti haline getirmek için holdingleriyle el ele akıllarınca aynı burjuva düzeninin devam ettiği bir Cumhuriyet inşa etmişler! Çünkü halk onlar için 'cahildir!! Hatta Celal Şengör şarlatanı bir defasında cahiller oy vermesin, diyecek kadar şirazeden çıkmıştır! Yani Cumhuriyet'in milli iradesi olan 'oy'u da hiç anlamıştır! 'Oy' temsildir, temsilcileri seçersin ve temsilciler de mahkemeler, müfettişler, teknokratlar ve Yargıtay, Danıştay gibi uzmanlık ve kariyer isteyen kurumları yine 'oy'la belirler! Yani cahil deyip aşağıladığınız halkın oylarını kaldırdığınızda yerine keyfi yönetim ve diktatörlerin torpil ve kayırmayla atadığı bugünkü tahrip ve iğdiş edilmiş yağma ve talan düzenini bulursunuz! Ki bu şarlatanlar bu yüzden sömürgeci şirketlere tek laf edemezler! Cumhuriyet fikri ve kurumlarından ve felsefesinden ve teorisinden habersiz bu adam Cumhuriyet'i anlatacakmış? Üstelik bilet fiyatları 1000-1500 lira, ki, burayı da hiç anlamamışlar, çünkü Cumhuriyet kurumlarında eğitim ve sağlık ve bilgiye erişmek 'parasız' olmak zorundadır! Bu şarlatan 'bilimadamlığından' da habersizdir, çünkü bilme  süreci, sezgiyle başlar, kavrama dönüşür ve fikirle sonuçlanır! Oysa Celal Şengör gibi adamların konuşmaları bilmişçe hükümle başlar ve yargılayarak sona erer, yani? Ellerine bir kırbaç almışlar akıllarınca halkı dövüyorlar ve bilmişçe akıllarına 'ben bilirim cahil sen bilmezsin' diye halkı aşağılarlar! İşte geçen günlerde vahşi sömürgeci şirkete arka çıkıp vatansever çevrecileri çevreciliği bilmezlikle suçladığı günün sonrası İliç'te büyük bir heyelan oldu ve onlarca işçi toprak altında kaldı! Bildiği de bu! Bir bilim adamı sömürgeci bir şirketi neden savunur ve milli madencilik tezlerine niye karşı çıkar? Çünkü bu insanlar yaşayabilmek ve şöhretleri için imtiyazlı holdinglerin ve uluslararası kurumların hamiliğine mutlak bağlıdır! Bu şarlatanların görevi Cumhuriyet'i istismar etmektir, halkı istismar ederler, sırf kendi şöhretleri egoları narsizmleri uğruna, ki, Fransız ihtilali de işte bu kendini bir bok sananlara karşı yapılmıştır! Siyaset biliminden sosyolojiden bihaber bu insanların ansiklopedik bilgileriyle halkı kırbaçlar ve aşağılarsanız ancak keyfi rejimlerin önünü açarsınız, ki, işte Kenan Evren gibi bir diktatörü övecek kadar şirazeden çıkabiliyor! Çünkü sağ-sol kavgasını kimler tetikledi sorusunu kendine hiç sormadı ve sadece sonuçları üzerinden akıl yürüttü! Neden-sonuç ilişkisine bakmadan sadece sonuç'a bakarsanız böyle rezil kepaze olursunuz! Çünkü akıldan ve düşünceden neden-sonuçu çıkartırsanız geriye sadece dediğim dedik kırbaç kalır! Medya şöhreti böyle bir şeydir, değneksiz köy bulmuşlar! Tarihten siyasetten sosyolojiden ve fikirden ve teoriden habersiz .ötlerinin rahatlığı için üfleyip sallayıp duruyorlar! Bu satırlarımı bir çok kitabını okumanın güvenliğiyle yazıyorum ve gördüm ki, kelime hazinesi çok zayıf, çok sıkıcı ve boş ve uzun cümleleri çok vasat bir kalemi olduğunu gösteriyor! Ve 'kavram'dan ve teoriden habersiz yani o gün kalkmış ve neyi okumuşsa, ona tapınan bir adamla karşı karşıyayız! Bilim eline kırbaç alıp halkla dalga geçip aşağılamak değil mesela 'bilim' önce anlama sonra açıklama sorumluluğudur! İşte son yüzyılımıza damgasını vurmuş Hegel, yarını bilemeyiz diyor, ötesini bilemeyiz, yargı ve hüküm veremeyiz, diyor, ve bilim adamının görevi dünyayı-olup biteni açıklama sorumluluğudur, diyor! Ve dünyayı açıklamak için 'diyalektik'i masaya koyuyor, şöyle, tez, anti-tez, sentez yani zıtların çatışması, yani önce tomurcuk, sonra çiçek, sonra meyvenin gelişimi, yani, dünyamızı oluşturan devlet gibi büyük kurumlar zıtlarıyla çatışarak gelişimini sürdürdü ve bunu söylemek sadece bir 'açıklama' ve bilim adamı olmanın sorumluluğudur! Fransız İhtilali'nin ya da sosyal hareketlerin kökenine indiğimizde Hegel'i doğrulayan sonuçlara varırız, gerçekten, altta kalanlarla üstte kalanlar, elinde güç olanlarla zayıf savunmasız olanlar ve hakkı yenenlerle hak yiyenler, vb. arasındaki çatışma tarihin büyük olaylarını anlamakta diyalektik bize yardımcı olur! İşte Cumhuriyet, burjuvanın, asilzadenin, kilisenin, torpillilerin değil, bu yüzden kimsesizlerin, halkın rejimidir! Yoksul ve sıradan insanlar ortak kararlar ve meclislerinden aldıkları güçle keyfi rejimi ve asilzadeleri ve holdingleri alaşağı ederler! Celal Şengör ise tam tersine hem halkı aşağılıyor hem de kalkmış ahaliye Cumhuriyet öğretiyor! Buna küstahlık ve şarlatanlık denir, bu doğu toplumlarının bir geleneğidir, ülkemizde küstahlık ve şarlatanlık parayla satılır, üfürükçüsünden tarikatçısından güya bilim adamına(?) kadar!

14k

Most engaged tweets of Nihat Genç

Nevşin Mengü, gazeteciymiş, lağım faresi! Kalkmış Veryansın TV'ye İmamoğlu'na operasyon çekiyor, diyor! Operasyon fonlanmaktır siyasi destek almaktır, lağımının boku nereden geliyor, kendine bak! Operasyon, Irak Savaşı'nda Amerika'yı ve Suriye Savaşı'nda Davutoğlu'nu desteklemektir! Operasyon, Fetö'ye ses çıkartmamak ve Fetö'nün iftiralarını savunmaktır ve CIA ajanlarıyla düşüp kalkmaktır! Operasyon, CHP içine PKK ve Fetöcü ve nurcuların sokulup Atatürkçülerin kovulmasına sessiz kalmaktır, işte İzmir'in CHP'si PKK'lı vekilleri ve yönetimiyle bok kokuyor! Operasyon, fonlandığın beslendiğin siyasilere soru sormayıp önlerine kim dayatılıyorsa .ötlerini yalamaktır! Yediğimiz içtiğimiz oturup kalktığımız telefonda görüştüğümüz her şey ortada, hayatımız ortada, yazdıklarımız çizdiklerimiz ortada, bu topraklarda iktidar yanlılarının ve ona benzeyenler tarafından en çok dava açılma rekorunu taşıyorum,  bizler tertemiz eyvallahsız ve bağımsız yaşamaya karar vermiş Cumhuriyetçileriz! Seni kim gazeteci yaptı, damacana sapığından hallice abaza ergenlerin tıklarıyla gazeteci olunmuyor, banyodan yeni çıkmış ıslak saçlarla da başka bir şey olunuyor! Onur ve haysiyet taşımayan insanlar, o küçücük tertipçi tezgahçı akıllarıyla bizi kirletmek damgalamak istiyor! Onur ve haysiyeti ve bağımsızlığı niçin dert edinsin fonla parayla alınıp satılan düdükten borazandan sökülüp takılmış imal edilmiş bu gazeteci türleri! Onlar için onursuzluk şarap lekesi gibi bir şey, ekrana çıkar bir gülümser, bir kıkırdar, bir sırıtır, yok ya, olur mu öyle şey, diye gibi bir kaç cümle geveler ve temizlenir sanıyor, borazanın düdüğün delikleri!

519k

Şu afişe bakın, bilet fiyatı 1000-1500 lira ve konu Cumhuriyet ve konuşmacıya bakın Celal Şengör! Cumhuriyet kurumları ve fikriyle Celal Şengör'ün ne işi var? Bir Cumhuriyet düşmanına Cumhuriyet anlattırılıyor, hay maşallah! Celal Şengör'ün kendi uzmanlık alanı 'yer bilimleri-deprem' dışındaki yazıp konuştukları bilimin değil şarlatanlığın konusu! Sosyoloji ve siyaset bilmez ve bilim adamları ve filozofik  bilgileri ansiklopediktir yani Cumhuriyet fikri konusunda bir cahil varsa en meşhuru Celal Şengör'dür! Her şeyi bilirim ayaklarında ergenlere pazarlanan bu adam evet sadece patavatsız değil kör cahildir! Bir konuşmasında  Russo'yı (Jean Jeacques Rousseau) tanımadığını ve anlamadığını kendi söylemiştir! Bir konuşmasında da Russo'ya aklınca hakaret etmiştir, dangalıklığın bu kadarına, pes doğrusu! Bu, ampulu Edison değil AKP icad etti, demeye geliyor, çünkü Russo Cumhuriyet''in teorisini yazan ve siyaset bilimine damga vuran bir isim, işte 'Toplum Sözleşmesi' kavramı Russo'ya aittir ve.. Fransız ihtilalinin en büyük ve ilk ismi Robespierre'in fikir babasıdır! Russo'yı bilmeden anlamadan ekranlarda hava atıp çoluk-çocuk kandırıyor! İşte 'doğal insan' kavramı, Russo'nundur, şöyle der Russo, uygarlığı çıkardığınızda geriye kalan ilkel insan-doğal insandır! Doğal haldeki insana sadece duyguları yol gösterir, aklı hiç değil! Ve Russo, düşünen insan yoldan çıkmış bir hayvandır, der! Ve aklı kullanmak insanı bozar, der! Hatta 'sanatın' insanı geliştirmediği aslında bozduğunu söyler! Russo'nun bu devrimci sözleri Celal Şengör'ün hiç anlayamadığı şeyler! Russo neden akıl ve düşünceye savaş açıyor, neden hayati ve biyolojik ihtiyaçlarını karşılayan ilkel insanı en üstün insan olarak tanımlıyor? Çünkü ilkel insan kendine yeter, açgözlü değildir ve ilk insan özgürdür, der! İlkel insan siyaset teorisine de çıkış noktası olur! Ve bugünkü insanı 'toplum' bozmuştur, der! Çünkü bugünkü insan özgür değil zincire vurulmuştur! Ve bugünkü insanın efendi-sahip diye tapındıkları da birilerinin kölesidir! Kardeşlerim Russo ve Marks ve Freud, dikkat edin üçü de sağlıklı insanı 'ilkel toplum ve insanda' bulmuştur! Marks, ilkel toplumda sömürü ve iktidar ilişkileri olmadığı için eşitçe bölüştüğünü ve Freud da uygarlığı nevroz olarak damgalar ve sağlıklı insanın ilkel toplumda yaşadığını iddia eder! Özgür insan, doğal insan, sağlıklı insan kavramları, dikkat edin çağımıza yön veren üç büyük düşünürün temel dayanağı ve çıkış noktasıdır! Çünkü en ideal toplum ve özgür insana ulaşabilmek için kurulu düzene ve oturmuş gelenekler ve alışkanlıklar ve düşünce ve akla karşı çıkmışlar! Mesela Russo'nun çağımıza damgasını vuran Toplum Sözleşmesi şudur! Sömürü ve baskının olmadığı bir toplum ve iktidar ilişkisi için önce hepimiz özgürlüklerimizden vaz geçmeliyiz! Bu fikrin de babası Hobbes'dur ve devlet denen canavar Leviathan'a boyun eğmeliyiz, der! İşte Russo 'devlete' 'iktidara' tapmayalım başka bir ortaklık kuralım, diyerek Toplum Sözleşmesi'ni yazar! Şöyle, herkesin eşit olacağı ortak kararlarla alınan bir ortak anayasa ve meclis! Bu meclis de 'halk meclisidir!' İşte Fransız ihtilalini tetikleyen bu fikirdir ve krallar asılır ve kesilir ve halkın yazdığı anayasa ve ortak kararlar aldığı meclis kurulur! Russo'ya karşı çıkmak ya da anlamamak işte bir Cumhuriyet için anayasa ve meclis ve halkın ortak kararları-iradesi-temsili ne anlama geliyor hiç bilmemek demektir! Kardeşlerim bu temel tezleri-teoriyi bilmeden konuşmak alfabe bilmeden yazar olmak, demektir! Bu fikirler bir çağ değiştirmiştir ve bizler bugün bu fikirlerin inşa ettiği kurumlar içinde yaşıyoruz, oy, sandık, milli irade, meclis, anayasa, vb.! Kardeşlerim, dikkat edin, burada kendini imtiyazlı ve üstün gören asilzadeler ve krallar ve keyfi diktatörlükler yok, halk vardır! Ve asıl önemlisi, bilim ve felsefe ve bilimadamı ne işe yarar sorusu da anlam değiştirmiştir! Mesela bilimadamının görevi, insana, gücünün farkında olmayı öğretmektir, çağımız için, işte bütün mesele bu, yani 'herkes için' 'toplum yararı' esastır! Bilimadamının görevi burjuvayı, imtiyazlıyı, asilzadeyi, kralı, soyluları korumak ve kollamak ve onların çıkarları için çalışmak hiç değildir! Russo'dan sonra gelen diyelim Niçe bu yüzden bütün afarozlarını ve hayatını 'köle ahlakını' yıkmaya adamıştır! Nedir 'köle ahlakı'? Hristiyan geleneği ve kurumları! Hem monarşistleri hem burjuvayı hem holdingleri hem keyfi yönetimleri hem de kendinden menkul asilzadeleri destekleyeceksin ve hem de Cumhuriyet anlatacaksın, bu mümkün değil, eşyanın tabiatına aykırıdır! Cumhuriyet'i şarlatanlardan dinleyecek kadar enayi hiç değiliz! Çünkü 'halk' ve 'halkın meclisi' demeden ve iktidarı, halkın meclislerine vermeden Cumhuriyet'i anlayamazsın ve anlatamazsın! Nasıl ki hristiyanlık yaşadığımız dünyayı kötülemek ve mutsuzlaştırmak için bu dünyayı red edip rakip bir dünya 'öteki dünyayı' kurmuş ise bunlar da kendilerine Cumhuriyet'i yeniden kralların monarşistlerin ve asilzadelerin cenneti haline getirmek için holdingleriyle el ele akıllarınca aynı burjuva düzeninin devam ettiği bir Cumhuriyet inşa etmişler! Çünkü halk onlar için 'cahildir!! Hatta Celal Şengör şarlatanı bir defasında cahiller oy vermesin, diyecek kadar şirazeden çıkmıştır! Yani Cumhuriyet'in milli iradesi olan 'oy'u da hiç anlamıştır! 'Oy' temsildir, temsilcileri seçersin ve temsilciler de mahkemeler, müfettişler, teknokratlar ve Yargıtay, Danıştay gibi uzmanlık ve kariyer isteyen kurumları yine 'oy'la belirler! Yani cahil deyip aşağıladığınız halkın oylarını kaldırdığınızda yerine keyfi yönetim ve diktatörlerin torpil ve kayırmayla atadığı bugünkü tahrip ve iğdiş edilmiş yağma ve talan düzenini bulursunuz! Ki bu şarlatanlar bu yüzden sömürgeci şirketlere tek laf edemezler! Cumhuriyet fikri ve kurumlarından ve felsefesinden ve teorisinden habersiz bu adam Cumhuriyet'i anlatacakmış? Üstelik bilet fiyatları 1000-1500 lira, ki, burayı da hiç anlamamışlar, çünkü Cumhuriyet kurumlarında eğitim ve sağlık ve bilgiye erişmek 'parasız' olmak zorundadır! Bu şarlatan 'bilimadamlığından' da habersizdir, çünkü bilme  süreci, sezgiyle başlar, kavrama dönüşür ve fikirle sonuçlanır! Oysa Celal Şengör gibi adamların konuşmaları bilmişçe hükümle başlar ve yargılayarak sona erer, yani? Ellerine bir kırbaç almışlar akıllarınca halkı dövüyorlar ve bilmişçe akıllarına 'ben bilirim cahil sen bilmezsin' diye halkı aşağılarlar! İşte geçen günlerde vahşi sömürgeci şirkete arka çıkıp vatansever çevrecileri çevreciliği bilmezlikle suçladığı günün sonrası İliç'te büyük bir heyelan oldu ve onlarca işçi toprak altında kaldı! Bildiği de bu! Bir bilim adamı sömürgeci bir şirketi neden savunur ve milli madencilik tezlerine niye karşı çıkar? Çünkü bu insanlar yaşayabilmek ve şöhretleri için imtiyazlı holdinglerin ve uluslararası kurumların hamiliğine mutlak bağlıdır! Bu şarlatanların görevi Cumhuriyet'i istismar etmektir, halkı istismar ederler, sırf kendi şöhretleri egoları narsizmleri uğruna, ki, Fransız ihtilali de işte bu kendini bir bok sananlara karşı yapılmıştır! Siyaset biliminden sosyolojiden bihaber bu insanların ansiklopedik bilgileriyle halkı kırbaçlar ve aşağılarsanız ancak keyfi rejimlerin önünü açarsınız, ki, işte Kenan Evren gibi bir diktatörü övecek kadar şirazeden çıkabiliyor! Çünkü sağ-sol kavgasını kimler tetikledi sorusunu kendine hiç sormadı ve sadece sonuçları üzerinden akıl yürüttü! Neden-sonuç ilişkisine bakmadan sadece sonuç'a bakarsanız böyle rezil kepaze olursunuz! Çünkü akıldan ve düşünceden neden-sonuçu çıkartırsanız geriye sadece dediğim dedik kırbaç kalır! Medya şöhreti böyle bir şeydir, değneksiz köy bulmuşlar! Tarihten siyasetten sosyolojiden ve fikirden ve teoriden habersiz .ötlerinin rahatlığı için üfleyip sallayıp duruyorlar! Bu satırlarımı bir çok kitabını okumanın güvenliğiyle yazıyorum ve gördüm ki, kelime hazinesi çok zayıf, çok sıkıcı ve boş ve uzun cümleleri çok vasat bir kalemi olduğunu gösteriyor! Ve 'kavram'dan ve teoriden habersiz yani o gün kalkmış ve neyi okumuşsa, ona tapınan bir adamla karşı karşıyayız! Bilim eline kırbaç alıp halkla dalga geçip aşağılamak değil mesela 'bilim' önce anlama sonra açıklama sorumluluğudur! İşte son yüzyılımıza damgasını vurmuş Hegel, yarını bilemeyiz diyor, ötesini bilemeyiz, yargı ve hüküm veremeyiz, diyor, ve bilim adamının görevi dünyayı-olup biteni açıklama sorumluluğudur, diyor! Ve dünyayı açıklamak için 'diyalektik'i masaya koyuyor, şöyle, tez, anti-tez, sentez yani zıtların çatışması, yani önce tomurcuk, sonra çiçek, sonra meyvenin gelişimi, yani, dünyamızı oluşturan devlet gibi büyük kurumlar zıtlarıyla çatışarak gelişimini sürdürdü ve bunu söylemek sadece bir 'açıklama' ve bilim adamı olmanın sorumluluğudur! Fransız İhtilali'nin ya da sosyal hareketlerin kökenine indiğimizde Hegel'i doğrulayan sonuçlara varırız, gerçekten, altta kalanlarla üstte kalanlar, elinde güç olanlarla zayıf savunmasız olanlar ve hakkı yenenlerle hak yiyenler, vb. arasındaki çatışma tarihin büyük olaylarını anlamakta diyalektik bize yardımcı olur! İşte Cumhuriyet, burjuvanın, asilzadenin, kilisenin, torpillilerin değil, bu yüzden kimsesizlerin, halkın rejimidir! Yoksul ve sıradan insanlar ortak kararlar ve meclislerinden aldıkları güçle keyfi rejimi ve asilzadeleri ve holdingleri alaşağı ederler! Celal Şengör ise tam tersine hem halkı aşağılıyor hem de kalkmış ahaliye Cumhuriyet öğretiyor! Buna küstahlık ve şarlatanlık denir, bu doğu toplumlarının bir geleneğidir, ülkemizde küstahlık ve şarlatanlık parayla satılır, üfürükçüsünden tarikatçısından güya bilim adamına(?) kadar!

14k

People with Activist archetype

The Activist

Retired Navy SEAL & Endurance Athlete

0 following986k followers
The Activist

النافذة الأولى للمعرفة

7 following1M followers
The Activist

Actor,dancer,martial artist,hard worker,dreamer.. tomorrow is always the better version of myself!!💪💪💪 for events email:- gurmeetdebina7@gmail.com

362 following1M followers
The Activist

Hala yaşıyorum. Bi de travel kripto falan işte.

326 following1M followers
The Activist

The most libertarian party in the most libertarian state. Fiery, but mostly peaceful. Live Free or Die.

2k following89k followers
The Activist

ACAB Professional lolbertarian Proud Zhonghua Minguo enjoyer

574 following55 followers
The Activist
291 following2M followers
The Activist

الشجاعة انثى

526 following1M followers
The Activist

Director of the Federal Bureau of Investigation, #9

114 following1M followers

Explore Related Archetypes

If you enjoy the activist profiles, you might also like these personality types:

Supercharge your 𝕏 game,
Grow with SuperX!

Get Started for Free